Suluboya ve Tarihi

suluboya nedir

Suluboya tarih boyunca kullanıla gelmiş en eski boyama, çizim tekniklerinden birisidir. Araştırmalar sonucu ulaşılan örnekler 75.000 yıl öncesi Afrika’ ya kadar gitmektedir. Daha önceki örnekleri Aşı Boyası, Okr olarak geçmektedir. Doğal minerallerin, demir oksit’in çeşitli renklerinden yararlanılmıştır. Koyu kırmızı, sarı ve kahverengi en çok kullanılan renkleridir. Suya ve tutkallı suya renk pigmentlerinin eklenmesi ile elde edilir. Millattan önce ki zamanlarda ayinlerde, savaş boyaları olarak ve duvarlara resim çizilmek için kullanılmıştır.

Eski Mısır da papirüsler üzerine  yazı yazılmaya başlanması, günümüzde su­luboya olarak kullandığımız boyaların ilk örneklerindendir. Papirüs, bizim bugün kullandığımız kağıdın da ilk örnekleri, öncüsüdür. Mısır hiyeroglifleri ve Çin yazılarında yazım aracı olarak fırça kullanılmıştır. Böylelikle yazı yazmak ve resim yapmak birbirine eş değer bir hal almıştır.

Suluboya, daha geniş ölçüde parşömenler üzerinde kullanılmıştır. Parşömen, sepilenmiş işlenmiş koyun ve keçi derileridir. Anadolu’da ki Bergama kasabasından çıkmış  ve ismi de Pergament’ dan gelmektedir. Ortaçağ’ın  sonlarına kadar yazı için kullanımı popüler olmuştur.. Parşömen ve suluboyanın kullanımının yaygın olmasının sebebleri, dayanıklı ve uzun ömürlü olmalarıydı. Geçmiş yüzyıllar da birçok değerli sanatçının  eserlerinin günümüze ulaşmış olması parşömen ve suluboyanın dayanıklılığı sayesindedir.

en eski suluboya

Yaklaşık 73.000 yaşında olduğu tahmin edilen, insan eliyle yapılmış ve renk pigmentleri kullanılmış en eski örneklerden birisi yukarıda ki fotoğrafta görülmektedir. Güney Afrika’daki Blombos Mağarası‘nda bulunmaktadır.

Yakın Zaman ve Günümüzde Suluboya

İran, Hindistan, Japonya ve Çin de örnekleriyle karşılaşabilirken, Avrupa’ da da birçok ünlü ressam bu boyama tekniğini kullanmıştır. Sandro Botticelli, Leonardo da Vinci , Albrecht Dürer suluboyayı kullanmış en önemli kişilerdendir. Türklerde minyatürcülük ile gelişmiştir. Tanzimat Dönemi’nde Hoca Ali Rıza, Osman Hamdi Bey, Hüseyin Zekai Paşa ve Malik Aksel gibi önemli ressamlarımız resimlerinde kullanmıştır.

Kişiye özel kara kalem tasarım ürününün ana görseli, sulu boya tasarım, sulu boya tablo, kişiye özel tablo, kanvas tablo

Günümüzde, imkanların artması ve malzemelere ulaşılabilirliğin kolay , ucuz olması herkes tarafından kullanılabilir hale getirmiştir. Grafik tasarımı ve bilgisayar destekli resimlerde de bu boyama tekniği popülaritesini korumaktadır. Bilgisayar desteği ve makineler aracılığı ile oluşturulan resimlerde genellikle gerçek bir ressamın elinden çıkmış gibi gözüken boyama efektleri kullanılmaktadır. Posterevim’ de kişiye özel tasarlanan tablolar için kullanmaktayız. Kişiye özel suluboya efektli kanvas tablolar istenilen resmin kanvas tablo üzerine işlenilmesiyle elde edilmektedir.

Suluboya Nasıl Yapılır Hangi Malzemeler Kullanılır ?

suluboya kağıt

    1. Boya; Kuru ve yaş olarak iki şekilde bulunmaktadır.
      Kuru boyalar; Her renk için ayrı kalıbı olan tablet şeklinde boyalardır.
      Yaş boyalar ; Tüpler içinde bulunan havası alınmış madeni boyalardır.
    2. Kağıt; Boyaların su bazlı olmasından dolayı kağıt kalın, sert ve pütürlü olmalıdır.
      İnce kağıtlar ıslandığı için kabarmaktadır.
    3. Fırça; Samur kılından yapılan fırçalar uygun malzeme olacaktır.
      Fırçanın samur kılından yapılması, ıslandığında kılların toplanmasını ve sivri bir uca sahip olmasını sağlamaktadır. Böylelikle detaylar için ince uç, geniş alanlar için ise fırça bastırılarak kullanılabilmektedir. Fırçalar farklı boyutlarda olabilmektedir. Daha iyi bir çalışma için ince ve kalın fırçalar kullanmak faydalı olucaktır.
    4. Su Kabı; Boyanın renklerinin canlı ve temiz kalabilmesi için kullanılmalıdır.
      Birden fazla su kabı kullanımı, fırçanın temizlenmesi ve boyanın sulandırılması için gereklidir.
    5. Sünger; Silgi görevi görebilmektedir. Fazla su ve boyalar sünger yardımıyla temizlenmesi mümkündür. Yanlış kullanılan renklerde sünger yardımıyla temizlenilebilir.
    6. Islak Kağıt Çalışması; Bu çalışmalarda kağıt önceden sünger ve fırça yardımıyla ıslatılır. Net ışık alan yerler ıslatılmaz, kağıdın kendi beyazlığı kullanılır. Bu yöntemde renkler arasında ki geçiş daha yumuşaktır. Keskin geçişler isteniyor ise önceki sürülen boyanın kuruması beklenir.
    7. Kuru Kağıt Çalışması; Kağıt ıslatılmadan , fırçanın suluboyaya batırılması ve kağıt üzerine sürülmesi şeklinde yapılır. Boya üzerinde ki hakimiyet daha fazladır, boya istenmeyen yerlere ulaşmaz. Ayrıntılı çalışmalar için uygundur, renkler arasında ki geçişte keskinlikler sağlanır.
    8. Islak ve Kuru Çalışma Tekniğinin Birlikte Kullanılması; Kağıt üzerinde genel boyanması istenilen alanlarda ıslak kağıt çalışması, detayların belirtilmesi istenilen alanlarda kuru çalışma yapılarak iki teknik birbiriyle harmanlanır. Resim zenginlik kazanmış olur. Dikkat edilmesi gereken durumlar, boyaların kuruma zamanlarının farklı olmasıdır.
    9. Lavi Tekniği ( Tek Renk Çalışması ) ; Tek bir rengin kağıt üzerinde kullanılmasıyla yapılır. Renk tonları sulandırma derecesine göre değişiklik göstermektedir. Genellikle koyu renkler tercih edilerek yapılır. İstenilen tonun elde edilip edilmediğini anlamak için bir deneme kağıdının da yanında bulunması kolaylık sağlayacaktır.

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir